Rıdvan Dilmen’den Fenerbahçe ve Abdullah Avcı açıklaması

Rıdvan Dilmen, NTV’deki Yüzde Yüz Futbol programında Fenerbahçe ile Denizlispor’un 2-2 berabere kaldığı mücadeleyi değerlendirdi. Medyada çıkan Abdullah Avcı Fenerbahçe’nin başına geçecek iddiaları yorumlayan Dilmen, “Fenerbahçe, Abdullah Avcı’yı yalanladı. Kulüpten birkaç arkadaşıma sordum, ‘Abdullah Avcı hiç gündemimizde olmadı’ dediler. Kimi değerlendirdiler, bilemem ben onu. Bilgim, duyumum yok” ifadelerini kullandı.

Futbol yorumcusu Rıdvan Dilmen, Fenerbahçe – Denizlispor maçını değerlendirdi. İşte NTV’de Rıdvan Dilmen’in yaptığı açıklamalar….

“Beşiktaş maçından Fenerbahçe maçına gelmek istiyorum. Beşiktaş’ın temposu, iyi futbol oynamadı ama ilk ve ikinci golleri, takım halinde istekli. Büyük kulüplerin en büyük handikapı, ligin zirvesinde koptuğu an oyuncuları idare etmek şansı kalmıyor. Beşiktaş, teknik direktör değişikliğinde herhangi birini getirmedi. Bu oyunular üzerinde pozitif bir enerji getirdi. Fenerbahçe’nin oynadığı oyun sürpriz gelmedi. Çok güzel fikstür ama Beşiktaş’ın coşkusunu göremeyebiliriz Fenerbahçe’de demiştim. Fenerbahçe’de heyecan bitmiş, 4 oyuncu gelecek hafta cezalı. Bunlar kasıtlı oldular diye söylemiyorum. Bırakmışlar artık. Maç başladı, 0-0 Fenerbahçe’nin tek pozisyonu yok. Rakibin 2 pozisyonu var, birisi net. Fenerbahçe, ilk kez ceza sahası içine girdi ve Ozan vurdu, kaleci kornere attı. Hemen hemen aynı atakla duran toptan golü buldu. Aslında, geniş alan takımı olan ve deplasmanda topladığı puanlarla ayakta kalan bir takım Denizlispor. Trabzonspor’u falan da yendi. Fenerbahçe için bir avantajdı.”

“İkinci sarı ve penaltıdan sonra maçın zaten Denizlispor’a dönme ibresi vardı. 1 puan mucize olurdu Fenerbahçe için. 3 ve 4’ü kaçırdı Denizlispor. Hatta 2-2’den sonra bile kaçırdı. 2 hafta önce Galatasaray karşısında duran toptan atmıştı. Fenerbahçe’nin attığı gollerin yarısından fazlası duran toptandır. Bugün beyaz formalı takım, çubuklu formayla oynayan takımdan daha derli toplu takım olarak gördük. 0-0’ı konuşuyorum. Fenerbahçe’nin attığı gole kadar beyazlı takım daha iyiydi. 1-0’dan sonra da daha iyi oynadılar. Arada Vedat Muriqi vurdu, kaleciden döndü. Tehdit olmadı başka ve 1-1 oldu. Denizlispor’un ikinci yarı daha iyi olacağını düşündüm ama iyi başlamadılar. Fakat, yorgunluk binince Fenerbahçe’ye daha rahat hücum etmeye başladılar. 4-4-1’e dönmüştü Fenerbahçe.”

“Fenerbahçe, hakikaten çok enteresan. İdeal ikilisi kimdir, Emre ve Gustavo. Orta üçlüsü kimdir Gustavo, Emre, Ozan. Bu arada bir ön liberosu daha vardır, Jailson. Stoperde beğenmeyebilirsin. Sergen Yalçın ne yaptı, Beşiktaş taraftarının kafasındaki 11’i oynattı. Dışarıdan gördüklerini uyguladı. Sağ bekte Lens tercihi enteresan geldi. Maç başladı, kontrollü oynayan bir Fenerbahçe vardı. Sonuçta golü atmasına rağmen yemiş, 10 kişi kalmış, kolay değildir. 2-1 olmuş, tamamen havlu atabilirdi. Serdar Aziz santfora gitti ve dönmemeye başladı. İtirazlar falan neyin göstergesi biliyor musun, sezon bitmiş. Fenerbahçe, kazansaydı belki toparlama şansı vardı. Hala var ama önümüzdeki sezon. Fenerbahçe için ‘The End’! Şampiyonlar Ligi ön elemesi şansı da kalmadı. Kendi kalitesinin çok altında kaldı. Düşer bundan sonra, düştü de. Haftaya en az 2 futbolcusu sakat olur, ayağı ağrır.”

“Bugünkü maç 11’e 11’de olsaydı, maç ortadaydı. 10. dakikada sorsan işi zor derdim. Kulüplerde yapılanma, planlama, bir akıl lazım. Bu futbol aklı olmadığı zaman doğru dizayn edemezsin. Kupa, Fenerbahçe’nin elinde kalan tek hedef. Trabzonspor maçında bir sakatlık yaşandı. Fenerbahçe oyuna sağ bek Isla sağ bek, santrfor Muriqi santfor. Geriye kalan 8 oyuncuyu sayıyorum. Sağ stoper Jailson, sol stoper Gustavo, sol bek Deniz, orta saha Ozan, orta saha Tolgay, orta saha Tolga, orta saha Kruse, sağ önde orta saha Ekici. Planlamadaki problemi lütfen görelim. Bu takımın hepsi orta saha. Nerede sol bek. Hatta 1. sol bek bile yok. Nerede stoper. Bugün elinizde ideal 3 tane ön libero varken; Gustavo, Emre ve Jailson diyelim. Siz 3’üyle de başlamıyorsunuz. Emre yok kulübede, Jailson kulübede. En etkili orta saha oyuncun Gustavo’yu da stopere koymuşsun. Hem savunma, hem hücum için tehlikeli. Bir karışıklık var ortalıkta.”

“Ersun Hoca, kendi istekleri olmuştur muhakkak transferde. Alınamadığı olmuştur. Kulübün de ekonomik gerçekleri vardır. Ona göre transferler yapılmış olabilir. Yanlışlık olduğu da aşikar. Kızcağızı gördük nasıl ağlıyor. Fenerbahçeli, mağlubiyet kadar o tabloyu görüyor. İki hafta sonra Kayserispor maçına 15 bin kişi zor gider. Çünkü, o hevesini, o coşkusunu kaybeder. Üzülüyor insanlar. Bu her kulüp için geçerli. Fakat, bir tarafta da Beşiktaş’ı görüyorsunuz. Aynı kulüp, aynı oyuncular. Falcao’nun biraz kıpırdanışı var. Luyindama’yı kaybetmiş. Çok farklı bir sol bek gelmemiş.”

“Galatasaray ilk yarıyı 27 puan, Fenerbahçe ise 31 puan. Maç fazlasıyla 8 puan önde. Artı 12 olmuş. Şu anda bitime 9 hafta kala, Fenerbahçe’nin ikinci yarıda aldığı puan 9. Küme düşme potasında. Antalyaspor’un daha fazla. Kayserispor, 1 maçı eksik 9 puan almış. Buyurun. Ankaragücü, 8 puan almış. Fenerbahçe takımı, ikinci yarı küme düşüyor. Geçen sezon marta kadar küme düşmeye oynuyordu. Bu seyirciye de günah değil mi? Başkanından oyuncusuna kadar bütün faktörler, doğru planlama değil. Son 1.5 ayda darmadağın olmuş bir kulüp. Çok kısa süre önce Başakşehir maçında süper bir takım. Gaziantep’i Gaziantep’te yenmiş. ‘Ooo Fenerbahçe’ derken ne oldu da gitti? Türbülans, zorlu dönemler diyoruz ya, onları atlatabilirsiniz. Bakın Sivasspor atlattı ya. Hemen ikide iki yaptı. Fenerbahçe’de atlatmak kolay değildir. Sergen Yalçın gelmeseydi Beşiktaş’ta da atlatma şansı yoktu.”

“Şimdi Beşiktaş’ın önünde bir final maçı kaldı. Ye herro, ya merro. Fakat, en azından 1 şansı yakaladı. Onun dışında kjendi evinde, 20 yıl aradan sonra 3-1 kazandı. Belki 10 sene önce olacaktı. Bu, bir gün gelecekti. Birine denk gelecekti, buraya denk geldi. Camianın sarsıldığını görünce 20 oyuncuyu da gönderemeyeceğiniz için bir hamle yapmanız lazım. Nedir, oyuncuları göndermektense Ersun Hoca’nın da öncesinde, ‘İsterseniz bırakırım’ demiş. O arada planlamaya başlarsınız. Ne yaparım. A; Öyle bir antrenör getirelim ki, 3-4 ay götürsün. B; öyle bir teknik adam getirelim ki, bu oyuncuları hem kupa maçında finale taşısın ve önümüzdeki yıl da kalabilmeli. Kupa rövanşı nisan sonunda. Daha çok maç yapacak. Bu Denizlispor maçında önce yapacaktı operasyon. Son 2 maçta 2 puanı 90 artılarda aldı Fenerbahçe. Kaldır kaldır, doldur boşalttan attı. Benim fikrim B planıydı. Önümüzdeki sezon da transfer yapma şansı olmadığı için elit bir teknik adam, kıyacaksınız paraya. Gelen teknik direktör, diyecek ki yeni bir sayfa açıldı. Bu yazın da, seneye de burada demeliydi. Hala bu şansı var. Önümüzdeki sezonu düşünüyorlarsa olmalı.”

“Emre bizim kardeşimiz. Bizi sever, sayar. Şu görüntü maçtan 2-3 gün önce. Kağıt Volkan Demirel’de. Bugün oynuyor olabilirdi yönetim devam deseydi. Diğer eşofmanlı da Emre Belözoğlu. 21 kişilik kadroya bak, kim var Emre Belözoğlu. Bu fotoğraftan 1 gün sonra Emre Belözoğlu. Teknik direktör Emre, 24 saat sonra oyuncu Emre Belözoğlu. Göğsünde ne yazıyor, Fenerbahçe. Fenerbahçe gibi kulüpler, keskin ve acil kararlar almayabilir. Gidişat kötüyken bir B planınız olmalı ve derhal devreye sokmalısınız. Kim gibi, Beşiktaş gibi. Abdullah Hoca arkadaşımız, yarın öbür gün daha büyük hizmetler verecek. Elneny göndersen, Burak, Caner çekil desen olmaz. Kontratların var. Bir hamle yaptı. Sergen Yalçın çalışıyor olsaydı da günahını almayayım, çok sözleşmede şart vardır. Beni Beşiktaş, Fenerbahçe vs. isterse diye. Diyelim ki Sergen Hoca devam ediyordu ama mukavelesinde olabilir. Sergen Hoca olmasa da 3-4 örnek verebilirim.”

“Bu sene bitti diye düşünülemez. Şimdi geçici hoca olmamalı. Fenerbahçe tekrar yapılanmalı. Bir akıl lazım. Bu akıl içerisinde de araştırmalar. 27 puanlık serüven ve çok önemli bir Trabzonspor maçı var, maçta bu salı değil nisan sonunda. Hem oyuncu, hem antrenör olmaz. Teknik direktörlük farklıdır. Arkadaşlarla espri yapıyoruz. Emre Belözoğlu, kendini çıkarabilir. Kendini çıkarırken de unutur, kendini çıkarana kızar. Bu tabii espri. Emre, Allah sağlık versin Türk futboluna hizmeti devam edecektir. Önümüzde bir Avrupa Şampiyonası var. Böyle düşünebilir bir oyuncu. Kaptan olarak gidecektir. İyi bir CV ile bıracaktır. Fenerbahçe’de antrenör mü olur, sportif direktör mü olur, TFF’nin en üst yerlerinde mi olur ayrı konu. Fenerbahçe’nin de böyle bir niyeti olup olmadığını bilmiyoruz. Bir açıklama görmedim.”

“Kulislerde konuşulanlar var. Emre, geç takımın başına ve 9 hafta takım kaptanı olarak devam et. 9 hafta sonra biz kararız. İkinci ihtimal, Emre sen artık Emre Hoca’sın. Fakat, bunlar çözüm değil. Fenerbahçe’nin artık düşünmesi gereken 2020/21 sezonudur artık. O da nereden başlar biliyor musun? En baba teknik direktörü getireceksin oraya. Mutlaka yapmak zorundasın. Kendileri de sıkıntı yaşarlar.

“Türkiye’de iki kişinin çok büyük kredisi var. Birisi Fatih Terim’in, olağanüstü başarılarından dolayı. Bir de Ali Koç’un gördüm. İki sezondur darmadağın bir takım. Maraton tribün taraftarı kadar kulübünü seviyor. Köklü bir ailenin insanı. Çocukluğunda çubuklu formayla gezen biri. Olağanüstü paralar verdi. Fakat, futbol bu. Hafif hafif başladılar. Ailesi de, kendisi de üzülüyordur. Göz göre göre gidiyorsun. Yarın pazar günü. Gözüküyordu pazar. Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir. Olmayacak bu futbolcularla, uğraşmayın. İnan antrenmanlara çıksınlar ama gelecek sezon olmasınlar. Baba bir adam gelsin, buraya hükmedebilsin.

“Fenerbahçe, Abdullah Avcı’yı yalanladı. Kulüpten birkaç arkadaşıma sordum, ‘Abdullah Avcı hiç gündemimizde olmadı’ dediler. Kimi değerlendirdiler, bilemem ben onu. Bilgim, duyumum yok. Evet, hakem Zorbay Küçük kötü bir maç yönetti. Allah’tan VAR vardı. Denizlispor’un penaltısı güme gitmişti. Emin ol, görmedi orada. Baktı böyle. Vedat Muriqi faul yaptı diye golü iptal etti ama faul yoktu. İmdadına VAR yetişti. Ozan’ın elinden iptal etti. Hoş önce el olmasaydı, faul olmadığı için VAR çağırırdı.”

“Fenerbahçe çok ciddi ve çok büyük bir kulüptür. Tarihine baktığımız zaman, 20 yıl şampiyonluğu yoktur. Sallapati, şuursuz oyuncu yoktur. Kart göreyim de gelecek hafta oynamayayım diyen oyuncusu yoktur. Antrenör olmazsa olur. Emin ol böyledir. Bilerek yapıyor diye söylemiyorum. Serdar Aziz nasıl kart gördü. Gitti hakeme vurdu, vurma. Sınırda olduğunu bilmiyor musun? Ozan niye gördü. Kayarak almaya çalıştı da ondan mı. Bır bır bır bır konuştu. Haydi bana eyvallah. Altay kaleden koştu. Niyet okuyamayız. Altay’a da bir önerim var. Başına bela açıyor hep. Ayak tekniği iyi olabilir ama öyle pas verilmez. Futbol basit oyundur. Çok oldu bu. Kendini kandırırsın. Basit ayak içiyle vereceksin veya uzun oynayacaksın. Kalecinin tekniği iyi olsun olayından sonra herkes Taffarel, Cordoba oldu.”

“Fenerbahçe’de hem yetenek problemi var, hem de vurdumduymazlık. Kafasına girsen de konjonktür gereği oyuncu şampiyonluk yarışında olmayacağını biliyor. Başlarına öyle bir hoca getireceksin ki mecbur kalacak oynayacak. Çünkü, belki son 9 maçta iyi gitmeyebilirsin ama getireceğin güvendiğin teknik adam, 2020/21 sezonunun programını yapacak. Ali Bey’in de son mermisi olur. Üzülür çünkü. Üzülmemesi mümkün değil.”

“Comolli, sattı ya. Utanmadan sıkılmadan yurtışından diyor ki, bir kere twitter hesabı açtım, o da cevap vermek için diyor bak. Böyle nankör adamları bulursanız, Rami’yi de getirir, sol bek de almaz. Ne yapsınlar yapsınlar, paraya kıysınlar, teknik direktör bulsunlar. Bir alt ligde 2 tane kulüp antrenör değiştirmemiş. 42 hoca değişmiş. Üst ligde 38 hoca değişmiş. Teknik direktör çok var, bulursun. Yeter ki getireceğiniz kişinin ağırlığı olabilmeli. Herkes saygı duymalı. Mecbursunuz buna. Parayı kötü kullanıyorsunuz. Gerekirse basketbolda küçülürsün. Kimse istemez. Tek avunduğu şey, tek emziği Fenerbahçe’nin basketbol. Hayatın gerçekleri var. Şahsının ve yönetiminin yapması gerekenler var. Bu tablo olmaz. Volkan’ı çıkar antrenör olarak. Emin ol eleştirmem. Fakat, bir oyuncu bir antrenör olmaz.”

Tags:
Leave a Comment